Cuma, 20 Ekim 2017

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

İman/İslam Kardeşliği

Muhterem Müslümanlar

Yüce Dinimiz İslam, kıyamete kadar gelecek olan insanlığa en son Din olarak gönderilmiş, İslam Dini ile, aynı dine inanan insanlar arasında manevi bir kardeşlik meydana getirilmiştir. Yüce Rabbimizin bizler için istemiş olduğu ve Sevgili Peygamberimizin ümmetinin hayatında değiştirmiş olduğu en önemli ahlaki ilkelerden biri kardeşliktir. İnananlar sadece kan bağıyla değil, Kur’an-ı Kerim’de bildirilmiş olan “Mü’minler ancak kardeştirler.”[1] ifadesiyle, birbirlerine gönül bağıyla kenetlendirilmiştir.

Kıymetli Müminler

Mekke’den hicret eden muhacirler ile Medine’de bulunan ensar arasında gerçekleştirilen İslam kardeşliği yeryüzünde eşine az rastlanır bir husustur. O günde gerçekleştirilmiş olan İslam Kardeşliğine bugün daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Dün Medineli Ensar’dan olan müminler, mallarını, topraklarını ve ailelerini bırakıp göç eden Muhacirlerin ihtiyaçlarını nasıl karşıladı ise bugünde bizler mümin kardeşlerimizin ihtiyaçlarını öyle karşılamalıyız. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır. “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir Müslüman’ın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”[2]

Kıymetli Kardeşlerim

Aynı Dine inanmış, aynı kıbleye yönelmiş, aynı Peygambere ümmet olmuş ve aynı kitabı kutsal kitap olarak kabul etmiş bizlerin birbirimizden ayrılması asla düşünülemez. Beş vakit namaz kılmak için camiye gidip, aynı safa girip omuz omuza nasıl kenetlenerek Rabbimize yönelmişsek, sosyal hayatta da birbirimize öyle kenetlenmeli, birbirimizin ayıplarını araştırmak, birbirimizi sıkıntıya düşürecek tavırlar takınmak yerine, içimizdeki muhabbeti pekiştirecek, gönlümüzü birbirimize açacak prensipleri hayatımıza aktarmalıyız. Bu sebeple haset, kin, düşmanlık gibi Dinimizin yasakladığı çirkin davranışları bir tarafa bırakmalı, merhamet, şefkat, muhabbet, dostluk gibi güzel davranışları yaşantımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Çünkü biz Müslüman’ız, çünkü biz kardeşiz.

Aziz Cemaat

Müslüman, başta mümin kardeşleri olmak üzere bütün insanların hakkına saygı gösteren ve onlara zarar verecek davranışlardan sakınan kimsedir. Bu sebeple, kendimiz için sevip arzuladığımız şeyleri mümin kardeşimiz içinde arzu etmek suretiyle Rabbimizin ve birlikte yaşadığımız insanların rızasını kazanmalı ve aramızdaki kardeşliği en ulvi noktaya çıkarmalıyız.

 Hutbemi Peygamber Efendimizin çağlar ötesinden bizlere bildirdiği şu tavsiyeleriyle bitiriyorum. "Birbirinize haset etmeyin, kin tutmayın. Başkalarının ayıplarını araştırmayın, konuştuklarını dinlemeyin, müşteri kızıştırmayın. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun."[3]

Ahmet ÜNAL

Vaiz

Şuhut/Afyonkarahisar


 

[1] Hucurat, 49/10

[2] Buhari, Mezalim, 3

[3] Müslim. Birr, 30