Pazartesi, 26 Haziran 2017

Sünnete Olan İhtiyaç

 

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

 

 

Muhterem Müslümanlar

Yüce Mevla, yarattığı insanların dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşabilmeleri için Peygamberler görevlendirmiştir. Bütün Peygamberler kendilerine ulaştırılan emir ve yasakları gönderildikleri kavme ulaştırmışlar, yaşantılarıyla da kavimlerine modellerin en güzelini sunmuşlardır. Kıyamete kadar gelecek olan insanlığa ise; Allahın en sevgilisi ve yaratılmışların en şereflisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) gönderilmiştir. Hz. Peygamber’de diğer bütün peygamberler gibi görevini hakkıyla yerine getirmiş, insanlığı en güzel yola davet etmiş ve yaşantısıyla da güzel bir hayat düzeni bırakmıştır. İşte, Hz. Peygamberin Kur’an-ı Kerim dışında bize bırakmış olduğu söz, fiil ve takrirlere Sünnet denilmektedir.


Kıymetli Müminler

İslam Dininde, Kur’an-ı Kerim’den sonra bilgi ve uygulama açısından en büyük kaynak, Hz. Peygamberin Sünneti kabul edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de tafsilatlı bir şekilde yer almayan emirlerin ve yasakların uygulama sahasına çıkması hep Sünnetle olmuştur. Abdestin alınış şekli, namazın kaç rekat olduğu ve nasıl kılınacağı, zekatın nisap miktarı ve hangi mallardan zekat verileceği, haccın yapılış şekli gibi daha bir çok ibadetin nasıl yapılacağı Sünnetlerle bilinebilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz, “Ben namazı nasıl kılıyorsam sizde öyle kılın” ve “ Hac ibadetinizin usullerini benden alın” buyurmak suretiyle, konunun önemine dikkat çekmektedir.

Değerli Kardeşlerim

Bir beşer olarak günlük yaşantımız nasıl şekillenmeli, insanca yaşam nasıl olmalı, dünya ve ahiret huzurunu nasıl elde edebiliriz? sorularının en güzel cevabını, Sevgili Peygamberimizin Sünnetinde buluyoruz.  

Sosyal hayatın en sağlam oluşumları Hz. Peygamber tarafından gerçekleştirilmiştir. Ailevi ilişkilerde mutluluğun anahtarı Hz. Peygamberin Sünnetinde saklıdır. Hz. Aişe validemizin dile getirdiği gibi, O, en duygusal, en nazik, en insancıl, en merhametli, en saygılı ve ailesine karşı her daim en iyi davranan bir aile reisiydi.  Komşuluk ilişkilerinde en samimi, en içten davranışları, fakirlere nasıl yardım yapılacağına dair birçok güzel icraatı O’nun Sünnetlerinde görmekteyiz.

“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Sevgili Peygamberimiz, Sünnetiyle ahlaken kemale erişme yollarını bizlere göstermiştir. Hayatı boyunca hiç yalan söylememiş, emanete hıyanet etmemiş, ağzından hiçbir zaman beddua çıkmamış, düşmanları dahi kendisi hakkında kötüleyici bir söz söyleyememişlerdir.

Aziz Cemaat

Hz. Peygamberimizin Sünneti, Kur’an-ı Kerim’in en büyük tefsiridir. Bu sebeple, Sünnete tabi olmak, Kur’an’a tabi olmak anlamına gelmektedir. Allah’a hakkıyla itaat etmek ve O’nun sevgisini kazanmak için, Sevgili Peygamberimizin Sünnetine uyulması gerektiği unutulmamalıdır. Hutbemize bir ayet meali ile son verelim. “(Ey Muhammed) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[1] 

    

 Ahmet ÜNAL

       Vaiz



[1]Ali İmran, 3/31