Cuma, 20 Ekim 2017

Peygamber Efendimizin İbadet Hayatı

 

       لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً

 

Muhterem Müslümanlar

Yaratanımız Yüce Allah, insanları dünyada halife kılmış, onları başı boş bırakmamış ve yanlışa düşmemeleri için kitaplar ve peygamberler göndermiştir. Hz. Adem (a.s.) ile başlayıp Hz. Muhammed (s.a.v.)’le son bulan Peygamberler, Allah’tan aldıkları emir ve yasakları insanlığa tebliğ etmişler, dünyada ve ahirette mutluluğa ulaşmanın yolunu göstermişler ve kendi yaşantılarıyla da ümmetlerine örneklerin en güzelini sunmuşlardır.


Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber (s.a.v.) için “Andolsun ki, Resulullah, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için en güzel bir örnektir”[1] buyrulmuştur. Alemlere rahmet olarak ve kıyamet gününe kadar gelecek olan bütün insanlığa gönderilen Hz. Peygamber (s.a.v.), diğer bütün peygamberler gibi tebliğ vazifesini yerine getirmiş, iman esaslarından asla taviz vermemiştir. Yüce Allah’ın “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et”[2] ayeti celilisini kendisine şiar edinen Hz. Peygamber, ibadetler üzerinde titizlikle durmuş, en zor şartlarda dahi ibadetlerini bırakmamıştır.

Kıymetli Kardeşlerim

Peygamberimizin en sevdiği ibadet namazdı. Amellerin en üstünü olarak hep namazı görmüş ve namaz kılan insanların küçük günahlarının affedileceğini müjdelemiştir. Hz peygamber (s.a.v.) “Kulun kıyamet gününde hesaba çekileceği ilk ibadet namazdır, eğer namazı tam çıkarsa kurtulmuş ve kazanmış olur, eksik çıkarsa kaybedenlerden olur”[3] buyurarak müminleri namaz konusunda uyarmıştır. Peygamberimiz farz namazlarını cemaatle kılmaya özen göstermiş, farz namazların dışında Yaratanına karşı bir şükür ifadesi olarak teheccüd namazı ve daha birçok nafile namaz kılmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, farz olan Ramazan orucuna önem vermiş, Ramazan ayında teravih namazı kılmış, ayrıca bol bol Kur’an okumuştur. Ramazan orucundan ayrı olarak Recep ve Şaban aylarında oruç tutmuş diğer aylarda ise haftanın iki günü pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirmiştir.

Dünya malını kendisine verilmiş bir lütuf olarak gören Peygamberimiz, elinde olanları fakirlere ulaştırmış, bolca sadaka vermiş, müminlerin de cimrilikten sakınmalarını istemiştir. Bir hadiste Efendimiz şöyle buyurmuştur. “Cimrilikten sakının. Çünkü cimrilik sizden öncekileri helak etmiş, onları kan dökmeye ve haramı helal görmeye sevk etmiştir.”[4] Hz. Peygamberimiz, haccın farz kılınmasıyla, hicretin onucu yılında Veda Haccı olarak adlandırılan farz haccını yerine getirmiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin en sevdiği ibadetlerden biride Kur’an okumak idi. Kur’an-ı Kerim’i okur, onun hakkında düşünür ve ümmetine de Kur’an’ı öğrenmeyi ve bol bol Kur’an okumayı tavsiye ederdi. “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir”[5] buyurarak bu hususa işaret etmiştir. Ayrıca “Dua ibadettir”[6] buyurmuş, beden ve ruh sağlığı, dünya ve ahiret huzuru için dua edilmesini istemiş, kendiside kötülüklerden Allah’a sığınmış, iyilikleri hep ondan bilmiş, Allah’ın zikrini kalbinden, tövbeyi dilinden eksik etmemiştir.

Aziz müminler

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, hayatının her anını bir ibadet şuuru içerisinde geçirmiş, ibadetlerini devamlı yapmıştır. Bizlerde dünyamızı huzura kavuşturmak ahiret hayatında kaybedenlerden olmamak için Peygamberimizin hayatını hayatımıza aktarmalı ve Peygamberimizin hiç terk etmediği ibadetlerimize özen göstermeliyiz.

Hutbemi Peygamberimizin şu tavsiyesi ile bitiriyorum. ”Haramdan sakının, insanlar arasında ibadetçe en üstünü olunuz.”        [7]

   Ahmet ÜNAL

       Vaiz



[1] Ahzab,33/21

[2] Hicr,15/99

[3] Tirmizi, Salat, 188

[4] Müslim, Birr,56

[5] Buhari, Fedailü’l-Kur’an,21

[6] Riyazü’s-Salihin, c.6,s.334, Hadis No:1468

[7] Tirmizi,Zühd,2