Perşembe, 14 Aralık 2017

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيداً

 

Yalanın ve Yalan Yere Şahitliğin Getirdiği Zararlar

Muhterem Müslümanlar

Dinimiz, insanın kendisine ve topluma zararı dokunacak her türlü söz ve davranışları yasaklayarak haram kılmıştır. İslam Dininin yasakladığı kötü davranışlardan biride yalan söylemek ve yalan yere şahitlik yapmaktır.

 Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Yalan ve yalancı şahitlik,  gerçeği ters yüz etmek demektir.

Sevgili Peygamberimiz yalan söylemenin zararını bizlere şöyle bildirmektedir. "Kul yalan söylemeye ve yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince bir an gelir ki, kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbinin tamamı simsiyah olur. Sonunda Allah nezdinde "yalancılar" arasına kaydedilir."(1)

 

Kıymetli Müminler

Yalan söylemek ve yalancı şahitlik yapmak, Allah'a şirk koşmak ve ana babaya isyan etmek gibi büyük günahların başında yer alır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz bir gün ashabına;

"Bakın, büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi?" diye buyurdu. Oradakiler; “Ey Allah'ın Rasûlü, Evet bildir," diyince, Efendimiz (s.a.s); "Allah'a şirk koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek" buyurduktan sonra, yaslandığı yerden doğrulup oturdu ve "İyi belleyin, bir de yalan söylemek, yalancı şâhitlik yapmaktır" buyurdu. Bu son cümleyi sürekli tekrarladı.(2)

 

Aziz Cemaat

Yalan yere şahitlik, adaleti yanıltmakla birlikte vicdanları da yaralamaktadır. Bu sebeple yalan yere şahitlik yapanlar sadece hakkını yedikleri insanın değil tüm toplumun hakkını ihlal etmiş olurlar. Ayrıca insan, yalan söylediğinde veya yalan yere şahitlik yaptığında kimsenin bunu fark etmediğini zanneder. Oysaki “hiç şüphesiz Rabbimiz bizi sürekli görüp, gözetlemekte”(3), her birimizin yanında yaptıklarımızı yazan melekler bulunmaktadır. Kur’an-ı Kerimde bu husus bizlere şöyle aktarılıyor. "İnsan hiçbir söz söylemez ki, onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen ve (kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.(4)

 

Aziz Mü’minler

Rabbimizin Kur’an-ı Kerimde bildirdiği tavsiyelere uyarak, “hakkında bilgimizin olmadığı şeylerin ardına düşmemeli”,(5) “yalan sözden (yalan yere şahitlik yapmaktan) kesinlikle kaçınmalı”,(6) “Allah’tan korkmalı, doğru sözlü olmalı, özü-sözü doğru olanlarla beraber olmalıyız.”(7)

Hz. Fahr-i Kainat (s.a.s) Efendimizin şu uyarısıyla hutbemi sonlandırıyorum. “Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, Fücura (yani yoldan çıkmaya) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır. (8)

 

                             Ahmet ÜNAL

Vaiz

 

 

1. Muvatta, Kelam 18, (2, 990)

2.Riyaz’üs-Salihin, Tercüme ve Şerhi, c.VI, Hadis No: 1554

3. Fecr, 89/14

4. Kaf, 50/18

5. İsra,17/36

6. Hac, 22/30

7. Tevbe, 9/119

8. Buhâri, Edeb 69