Perşembe, 14 Aralık 2017

 

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِي لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Cuma Günü ve Cuma Namazı

Muhterem Müslümanlar

Yüce Rabbimizin biz kullarına emrettiği ibadetlerin hem kendi şahsımız, hem de toplum birlikteliği ve huzuru açısından birçok hikmetleri vardır. Cenab-ı Allah’ın (c.c.) sayısız hikmetlerle dolu günlerinden biri Cuma günü ve o günde yapmış olduğumuz ibadetlerinden Cuma namazıdır. Cuma toplamak bir araya getirmek anlamlarına gelmektedir. Dini literatürde ise Cuma, “İslam Dininde büyük değer verilen haftalık toplu ibadetin yapıldığı gün ve o gün ifa edilen ibadet”(1) anlamına gelmektedir.

Cuma gününün önemi, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bir hadisinde şöyle ifade edilmektedir. "Güneşin doğduğu en hayırlı gün cumadır; Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkmıştır. Kıyamet de cuma günü kopacaktır"(2)

Kıymetli Müminler

Cuma günü müminlerin bayramıdır. Bu sebeple, Cuma günü bedenimizi ve elbiselerimizi temiz hale getirmek, dişlerimizi temizlemek, sakal ve bıyığımız düzeltmek, başkalarını rahatsız edecek kötü kokulu yiyeceklerden sakınmak, güzel koku sürünmek, çokça duada ve istiğfarda bulunmak Hz. Peygamberin sünnetidir.

Cuma namazı, hastalık, yaşlılık, sağlığa zarar verecek şekilde sıcak veya soğuk, mal ve can güvenliliğinin olmaması, camiye gidemeyecek kadar özürlü olunması, doğal afetler, yolculuk yapma ve esaret altında olunması durumları hariç, bütün müminlerin yerine getirmesi gereken farz bir ibadettir.

Cuma namazı, dört rekatı ilk sünnet, iki rekatı farz ve dört rekatı ise son sünnet olmak üzere 10 rekattır. Farz ve sünnetler kılındıktan sonra dileyen “zuhr-i ahir” namazını ve “vaktin sünnetini” kılabilir.

Cuma namazının sıhhat şartlarından biri de hutbedir. Hutbe Cuma namazını kılmak için bir araya gelen müminlerin en önemli bilgilendirme vaktidir. Bu sebeple hutbeler dikkatlice dinlenmeli ve hutbeler okunurken konuşulmamalıdır.

Aziz Cemaat

Cuma günü, kıldığımız namazlarla gönlümüzün huzura erdiği, alınan bilgilerle aklımızın doğru bilgiye ulaştığı, birlikte aynı kıbleye yönelmek, omuz omuza aynı safta durmak suretiyle gönüllerimizin buluştuğu bir gündür. Cuma namazı ile ilgili olarak Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), gerekli temizliği yaptıktan sonra camiye gidip hutbe dinleyen ve namazı kılan kimsenin daha önceki cuma ile bu cuma arasında işlediği günahların affedileceği müjdesini vermiştir. Kasıtlı olarak terk edilmesi halinde ise, "Allah, önemsemediği için üç cumayı terk eden kimsenin kalbini mühürler" uyarısını bizlere bildirmiştir.(3)

Hutbemi konumuza başlarken okuduğum ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyorum. “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.”(4)

www.guncelvaaz.com

Ahmet ÜNAL

Vaiz

1. T.D.V. İslam Ansiklopedisi, “Cuma” md. C.8, s.85

2. Müslim, “Cum‘a”, 18

3. Ebû Dâvûd, “Salât”, 204

4. Cuma, 62/9-10