Perşembe, 14 Aralık 2017

Bir mümin için en ulvi vakit namaz kıldığı andır. Çünkü namaz müminin miracıdır. Secdeye eğilen başlar, kulluk hissinin en derinden yaşanmasını sağlıyor.  Namaz gözümüzün nurudur. Din yaşantımızın ikamesi –ayakta durması- için en gerekli olan ibadettir. Kur’an-ı Kerimde bildirilen namaz emrinin “ikame” fiiliyle bildirilmesinin sırrına vakıf olmakta fayda var. Namaz kişi için ne kadar değerli ise, toplum hayatı içinde o kadar değerlidir.

Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde namazın cemaatle kılınmasından elde edilebilecekleri bizlere şöyle bildiriyor.

صَلاةُ الرَّجُلِ في جَمَاعَةٍ تُضعَّفُ عَلى صَلاتِهِ في َيْتِهِ وَفي سُوقِهِ خَمْساً وَعِشْرِينَ ضِعْفاً، وَذلِكَ أَنَّة إذَا تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ، ثُمَّ خَرَجَ إلى المَسْجِدِ، لا يُخْرِجُه إلاَّ الصَّلاةُ، لَمْ يَخْطُ خَطْوَةً إلاَّ رُفِعَتْ لَه بهَا دَرَجَةٌ، وَحُطَّتْ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةٌ، فَإذا صَلَّى لَمْ تَزَلِ المَلائِكَة تُصَلِّي عَلَيْهِ مَا دَامَ في مُصَلاَّه، ما لم يُحْدِثْ تقولُ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ، اللَّهُمَّ ارحَمْهُ. وَلاَ يَزَالُ في صَلاةٍ مَا انْتَظَرَ الصَّلاةَ

Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan  yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona: Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse  namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir.”(1)

İnananları manevi bir kardeşlik bağıyla birbirine kenetleyen İslam Dini, bu kardeşliliğin devamını sağlamak ve geliştirmek adına namazı cemaatle kılmayı da emrediyor.  Günde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, toplumsal kaynaşmanın ve dayanışmanın sağlanmasına önemli etkenlerin başında gelmektedir. 

Cemaatle namaz kıldığımız şu zamanımızda dikkat etmediğimiz hususların başında ise saf düzeni gelmektedir. Öncelikle saf düzenine uymanın safları doğru ve düzgün tutmanın dini bir vecibe olduğunu beraberce hatırlayım. Bu hususta örneklerin en güzelini insanlığa sunun Hz. Peygamber (s.a.s) Efendimizin hadislerini beraberce hatırlayalım.

Cemaatle kılmış olduğumuz namazlarımızda nasıl bir saf düzeni gerçekleştirmeliyiz? Öncelikle bu sorunun cevabını Sevgili Peygamberimizden (s.a.s.) öğrenelim.

عَن جابِرِ بْنِ سمُرةَ ، رضي اللَّه عنْهُمَا ، قَالَ : خَرجَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم فَقَالَ : « أَلا تَصُفُّونَ كما تُصُفُّ الملائِكَةُ عِنْدَ رَبِّهَا ؟ » فَقُلْنَا : يا رسُولَ اللَّهِ وَكَيْفَ تَصُفُّ الملائِكةُ عِند ربِّها ؟ قال : « يُتِمُّونَ الصُّفوفَ الأُولَ ، ويَتَراصُّونَ في الصفِّ»

Câbir İbni Semüre radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evinden çıkıp yanımıza geldi ve şöyle buyurdu:

- “Meleklerin Rableri huzurunda saf bağlayıp durdukları gibi saf bağlasanız ya!”

Bunun üzerine biz:

- Yâ Resûlallah! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlayıp dururlar? diye sorduk. Şöyle buyurdu:

- “Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik dururlar.”(2)

Kur’an-ı Kerimde adını, saf tutmuş meleklere işaret eden ilk âyetten alan Saffat süresinde Efendimizin ifade ettiği husus şöyle bildirilmektedir.

وَالصَّافَّاتِ صَفّاً {} فَالزَّاجِرَاتِ زَجْراً {} فَالتَّالِيَاتِ ذِكْراً {} إِنَّ إِلَهَكُمْ لَوَاحِدٌ

“Saf saf dizilenlere, O haykırıp sürenlere, Ve o zikir okuyanlara, Yemin ederim ki, ilâhınız birdir.” (3)

Bu süresin bir diğer ayetinde de bu husus hakkında bizlere şöyle bilgi verilmektedir.

وَمَا مِنَّا إِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ {} وَإِنَّا لَنَحْنُ الصَّافُّونَ {} وَإِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ

"(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz. Ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz."(4)

Bir başka hadiste Efendimiz Saf düzeninin namazın kemale ermesinde gerekli olan bir husus olduğunu şöyle bildiriyor.

سَوُّوا صُفُوفَكُمْ ، فَإنَّ تَسْوِيةَ الصَّفِّ مِنْ تَمامِ الصَّلاةِ      

“Saflarınızı düz tutunuz. Zira safların düz olması namazın tamam olmasını sağlayan hususlardan biridir.”(5)

Saf düzenimizin düzgün tutulmasının bizlere sağladığı faydalar ve saf düzeninin bozulduğunda ise karşılaşacağımız zararlar nelerdir? Bu sorularımızın cevapları Efendimizin hadislerinde saklıdır.

رُصُّوا صُفُوفَكُمْ ، وَقَاربُوا بَيْنَها ، وحاذُوا بالأَعْناق ، فَوَالَّذِي نَفْسِي بيَدِهِ إِنَّي لأَرَى الشَّيْطَانَ يَدْخُلُ منْ خَلَلِ الصَّفِّ ، كأنَّها الحَذَفُ

“Saflarınızı sık tutunuz. Safların arasını yanaştırınız. Boyunlarınızı bir hizâya getiriniz. Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, saffın boş kalmış aralıklarından şeytanın bodur, kılsız siyah koyun gibi girdiğini görüyorum.”(6)

Çağımızdaki en büyük sıkıntılarımızın başında hep rahatlığımızı arzu etmemiz gelmektedir. Şöyle bir soru akla gelebilir. Şimdi rahatlığı arzu etmeyelim mi? Elbette edelim. Ancak kendi rahatlığımız için Mümin kardeşimizin rahatını bozmamak kaydını unutmamalıyız. Şu tabloyu beraberce gözümüzün önünde canlandıralım. İlk safta namaz kılıyoruz. Saf düzenimiz biraz seyrek. Şöyle rahat rahat namaz kılmak istiyoruz. Bir kardeşimiz gelse ve safı doldursa ve bizler safta sıkışsak. Acaba şu hususu düşünüp düşünmez miyiz? “Ne güzel namaz kılacaktım. Şimdi bu adamda nerden çıktı. Şimdi bu sıkışıklıkta kim namaz kılacak? Bu soruları çoğaltabiliriz. Önemli olan ise bu hususlardan biri aklımıza geliyor mu gelmiyor mu? Yoksa şöyle mi diyoruz. “Ne güzel safımız gevşek idi. Biri daha geldi de safımız doldu.”

Bu düşüncelerimiz toplumsal yapımızın en güzel tezahürüdür. Saf düzenimizin toplumsal hayatımızla benzerliği yok mudur? Siz kıymetli cemaatimizden bu hususu sorgulamasını istirham ediyorum. Saf düzenin sıkı tutulması ile toplum hayatının kenetlenmesi birbirleriyle bağlantılıdır. Cemaatle namaz kılma anında saf düzenimizdeki gevşeklik, Müslüman kardeşimize karşı gevşekliğimizin bir tezahürü değil mi?

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.s.)’den bir hadisle sizlere aktarmaya çalıştığımız saf düzeni ile toplumsal düzen arasında doğru orantı vardır görüşümüzü desteklemeye çalışalım. Efendimiz şöyle buyuruyor.

أَقِيمُوا الصُّفُوفَ وَحَاذُوا بَينَ المنَاكِب، وسُدُّوا الخَلَلَ، وَلِينُوا بِأَيْدِي إِخْوَانِكُمْ ، وَلا تَذَرُوا فَرُجَاتٍ للشيْطانِ، ومَنْ وصَلَ صَفًّا وَصَلَهُ اللَّه ، وَمَنْ قَطَعَ صَفًّا قَطَعهُ اللَّه

 “Saflarınızı düz tutunuz. Omuzları bir hizaya getiriniz. Aralıkları kapayınız. Saf düzeni için elinizden tutup çeken kardeşlerinize yumuşak davranınız. Şeytanın girebileceği boşluklar bırakmayınız. Allah, safları bitişik tutanların gönlünü hoş eder. Safları bitişik tutmayanlara Allah nimetlerini lutfetmez.”(7)

Sevgili Peygamberimiz saf düzenini bizatihi kendisi kontrol ediyor, hataları ise gideriyordu. Bir hadiste bu durum şöyle bildiriliyor.

كانَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، يَتخلَّلُ الصَّفَّ مِنْ نَاحِيَةٍ إِلى نَاحِيَةٍ ، يَمسَحُ صُدُورَنَا ، وَمَناكِبَنَا ، ويقولُ : لا تَخْتَلِفُوا فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ » وكَانَ يَقُولُ : إن اللَّه وَمَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ على الصُّفُوفِ الأُوَلِ

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem göğüslerimize ve omuzlarımıza dokunarak bir baştan diğer başa safın arasında dolaşır ve şöyle buyururdu:

“İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur”. Ve sözlerine şöyle devam ederdi: “İlk saflarda bulunanlara Allah rahmet, melekler de dua eder.”(8)

Saf düzeninin bizlere sağlamış olduğu faydaları, saf düzenini bozmamız sebebiyle karşılaşacağımız sıkıntıları hep beraber öğrendik. Çok iyi bildiğimiz halde bir türlü gerçekleştiremediğimiz saf düzeni nasıl olacak? Bu hususu da yine Efendimizin hadislerinden öğrenelim.

 وسِّطُوا الإِمامَ ، وَسُدُّوا الخَلَلَ

“İmamı ortanıza alınız ve saflardaki boşlukları doldurunuz.”(9)

أَتمُّوا الصَّفَّ المقدَّمَ ، ثُمَّ الَّذي يلِيهِ ، فَمَا كَانَ مَنْ نقْصٍ فَلْيَكُنْ في الصَّفِّ المُؤَخَّرِ

 “Önce ilk safı tamamlayınız; sonra arkadaki safları doldurunuz. Şayet eksik kalırsa, son safta kalsın.”(10)

إِنَّ اللَّه وملائِكَتَهُ يُصلُّونَ على ميامِن الصُّفوف

 “Şüphesiz Allah safların sağ tarafında bulunanlara rahmet eder; melekleri de dua ederler.”(11)

Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırmada en önemli fırsat dilimi. Bu ayda namazlarımızı cemaatle kılmayı ahlak haline getirebilirsek, cemaatle namazlarımızda ise saf düzenine dikkat edebilirsek bu aydan toplum olarak en büyük verimlerden birini elde etmiş olacağız. Bu sebeple saflarımızı sık tutalı, düzgün hale getirelim, boşlukları dolduralım, aramızdan şeytanların geçmesine müsaade etmeyelim. Geceniz mübarek olsun. Allah’a emanet olun.

www.guncelvaaz.com

Ahmet ÜNAL

Vaiz

 

 

1. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No: 1067

2. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No: 1084.

3. Saffat, 37/1-4

4. Saffat, 37/164-166

5. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No: 1089

6. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1094

7. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1093

8. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1092

9. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1098

10. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1095

11. Riyazü’s-Salihin, Tercüme ve Şerhi, Erkam yay. Hadis No:1096