İbadetler içerisinde bir ibadet var ki Kur’an-ı
Kerim’de bulunan ayetler ile Sevgili Peygamberimizin hadislerini inceldiğimizde
ön plana çıkmaktadır. Bu ibadet dinin direği, göz nuru, kalp aydınlığı, dünya ve
ahiret güzelliği, sıkıntılara çözüm, kapalı kapıların anahtarı, gönül serinliği,
kulu Rabbine yaklaştıran Namazdır. Namaz kulun miracıdır. Peygamber Efendimize
miraçta emredilen beş vakit namaz ile her bir kul kendi miracını
gerçekleştirmektedir.
Vaazımızın bu kısmında Namaz ile ilgili Sevgili
Peygamberimizden bizlere aktarılan hadisler ışığında namazın bizler için ne
kadar önemli bir ibadet olduğunu vurgulamaya çalışacağız.
Namaz İslam’ın beş temel şartından biridir.
Kelimeyi Şehadetten sonra ilk emredilen ibadet namazdır. Peygamber Efendimiz bir
hadislerinde bu hususu şöyle ifade etmektedir.
بُنِيَ الإِسَلامُ على خَمْسٍ : شَهادَةِ أَنْ لا إِلهَ إِلاَّ اللَّه ، وأَنَّ
مُحمداً رسولُ اللَّهِ ، وإِقامِ الصَّلاةِ ، وَإِيتاءِ الزَّكاةِ ، وَحَجِّ
البَيْتِ ، وَصَوْمِ رَمضانَ
“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır:
Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik
etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi
haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”
Namaz amellerin en faziletsidir. Resul-ü Ekrem
Efendimize İbn Mesud Hangi ameller daha
faziletlidir? diye sorunca,
– “Vaktinde kılınan namaz”
buyurdu.
– Sonra hangisi? dedim.
– “Ana babaya iyilik etmek”
cevabını verdi.
– Daha sonra hangisidir? diye sordum.
– “Allah yolunda cihâd etmektir”
buyurdular.
Ahiret hayatında sorgu suale çekilecek ilk
ibadet namazdır. Namazın hesabı kolay olursa diğer işlerde kolay olacaktır.
Namazdan kasıt ise sadece beş vakit farz namaz değildir. Beş vakit namazla
kılınan Regaib sünnet denilen namazlar, beş vakit dışına Peygamber Efendimizin
ibadet maksadıyla kılmış olduğu ve Revatip sünnet denilen nafile namazlar hepsi
ahiret hayatında bir bütün olarak değerlendirilecektir. Farz namazlarında
eksikliği olanlar için nafile namazlar eksikliği tamamlayacaktır. Bir hadiste bu
husus şöyle aktarılmaktadır.
“Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk
ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı
çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir
şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb’i:
-Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız? der.
Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde
hesaba çekilir.”
Namaz kılanlar için bir temizlenme vaktidir.
Beş vakit arasında yapılan küçük günahların affedilmesine vesiledir. Bu sebeple
büyük günaha bulaşmamış olanlar namaz vesilesi ile tertemiz hale gelirler. Zaten
Mümin temiz insandır. Madden ve manen temizdir.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre,
Resûlullah
sallallahu
aleyhi
ve sellem’i şöyle
buyururken işittiğini söyledi:
– “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir
nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey
kalır mı?” Sahâbîler:
– O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz,
dediler. Resûl-i Ekrem:
– “Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş
vakit namazla günahları silip yok eder” buyurdular.
Beş vakit için alınan abdest, gusül ihtiyacı
için alınan gusül abdesti ve lüzum görüldükçe alınan duşlar ile temizlenen
bedenler, elbiselerde namaz kılınan yerlerde temizlik yapılmasıyla maddi
temizlik yapılmakta, günahlara yapılan tövbeler, beş vakit kılındığı zaman arada
yapılan küçük günahların affedilmesi, yine iki Cuma arasında büyük günahlara
bulaşmadıkça küçük günahların affedilmesiyle manevi temizlik yapılmaktadır.
Peygamber Efendimizden aktarılan bir hadiste Efendimiz şöyle buyuruyor. “Bir
müslüman, farz namazın vakti geldiğinde güzelce abdest alır, huşû içinde ve
rükûunu da tam yaparak namazını kılarsa, büyük günah işlemedikçe, bu namaz
önceki günahlarına keffâret olur. Bu her zaman böyledir.”
Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmaktadır. “Büyük günahlardan
kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük
günahlara keffârettir.”
Kur’an-ı Kerimde bir ayette de namazın kişiyi
kötülüklerden alıkoyacağı müjdesi bildirilmektedir. İlgili ayet şöyledir.
اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ
وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء
وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ
“Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl.
Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en
büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.”
Namaz kılan insanlara melekler dua ederler. Bir
hadiste şöyle buyrulmaktadır. “Sizden biriniz, abdestini bozmadan namaz kıldığı
yerde oturduğu müddetçe, melekler kendisine:
– Allahım! Bunu bağışla, buna rahmetinle muamele
et, diye dua ederler.”
Peygamber Efendimiz namazı bir şükür vesilesi
olarak görmüştür. Hz. Aişe (r.a.) Annemizden şöyle bir hadis bizlere
aktarılmaktadır.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem
geceleyin kalkıp ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bunun üzerine ona:
- Yâ Resûlallah! Senin geçmiş ve gelecek bütün
hataların bağışlandığı halde niye böyle kendini yoruyorsun? dedim.
Bana cevâben:
- “Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı?”
buyurdu.
Namazı cemaatle eda etmek için camiye ve cemaate
gidildiği zaman ise birçok mükafatlar vardır. Bir hadiste Alemlere Rahmet olarak
gönderilen Efendimiz şöyle buyurmaktadır. “Bir kimse evinde güzelce temizlenir,
sonra Allah’ın farzlarından bir farzı yerine getirmek için Allah’ın evlerinden
birine giderse, attığı adımlardan her biri bir günahı silip yok eder; diğer
adımı da onu bir derece yükseltir.”
Bir diğer hadiste ise Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor. “Bir
kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı
namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra
sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir
derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini
bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona:
Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı!
diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş
gibidir.”
Namazın bizler için nice hikmetleri vardır.
Dünya ve ahiret için nice mükafatları vardır. Bunun yanında ibadetlerin,
özellikle namazın ifa edilmesindeki asıl maksat Allah rızası olmalıdır. Ancak
böyle bir namaz kula fayda sağlayacaktır. Her türlü yapılma şekli tam olsa bile
niyet halis olmayınca sonuçta huzur sağlayacak bir sonuç olmayacaktır. Amellerde
asıl olan niyettir. Niyetlerimiz ise Allah Rızası olmalıdır. Görsünler diye
namaz kılınmamalıdır. Namaz kılındığı için kibirlenilmemelidir.
Bütün dinlerin kendine has merasimleri vardır.
Bu merasimler ile Yaratana yaklaşıldığına inanılır. Bütün dinlerde mevcut olan
ve vazgeçilmezlerden olan bu merasimlerin İslam Dinindeki en önemlisi namazdır.
Namaz Sevgili Peygamberimiz tarafından “Dinin direği”
olarak değerlendirilmiştir.
Namazda öyle bir zaman dilimi var ki, Efendimiz
tarafından Yaratana en yakın olduğu an olarak kabul edilmiştir. İlgili hadis
şöyledir. “Kulun rabbine en yakın olduğu hâl
secdede bulunduğu hâldir. Binaenaleyh sız (secdede) duayı çok edin”
Peygamber Efendimizin hadislerinden yola
çıkarak yapmış olduğumuz bu araştırmamızda şu hususların ön plana çıktığını
görmekteyiz.
-Beş vakit namaz İslam’ın şartlarındandır ve
akıl baliğ olan bütün Müslümanlar için farzdır.
-Ferdin yaşantısını düzenleyen en faziletli
ibadet namazdır.
-Kur’an’ın ifadesiyle namaz kişiyi büyük
günahlara gitmekten alıkoyar. Peygamber Efendimizin ifadesiyle de küçük günahlar
için kefarettir. Bu sebeple namaz kılan Müslüman günahlardan hem uzak durmuş hem
var olanlar var ise arınmış demektir.
-Kabul olunan Namaz kişiyi dünyada huzura
kavuştururken ahirette cennete ulaştırmaktadır.
-Kıyamet gününde sorgu suale çekilecek olunan
ilk ibadet namaz olması sebebiyle, sorgusunun rahat geçmesini isteyen namaz
kılmalıdır.
-Namaz huşu ile kılındığı vakitte mümini
kurtuluşa erdirecektir. Çünkü kurtuluşa eren Müminlerin ilk özelliği namazlarını
huşu içerisinde kılmaları zikredilmektedir.
-Cemaatle kılınan namazlar vesilesi ile
insanlar birbirleriyle kaynaşmakta bu kaynaşma ise sosyal yaşantının iyi yönde
gelişmesine sebep olmaktadır.
-Namaz kılmak nasıl faziletli ise namazı
beklemekte öyle faziletli ve sevap kaynağıdır.
Ramazan ayının feyiz ve bereketi içerisinde
bulunuyoruz. Bu ayların bizlere kazandırmış olduğu en önemli özelliklerin
başında ibadet hayatımız gelmektedir. Bu ayda ibadetlerimize daha fazla dikkat
etmekte, her birini yerine getirmek için gayret göstermekteyiz. Ramazan ayının
bizlere katmış olduğu bu hususu iyi değerlendirmek ve seneni tamamına yaymak
bizim için en büyük kazançlardan olacaktır.
İbadetlerimizin özünü teşkil eden namazı ise
terk etmemeye gayret göstermeliyiz. Namaz ile yaşantımızı süslemeli, namaz ile
maneviyatımı yükseltmeliyiz. Yüce Rabbim ibadetlerimizi makbul eylesin.
Namazlarımızı huşu içerisinde ve sadece Kendi rızası için kılmayı nasip eylesin.
Geceniz mübarek olsun. Allah’a emanet olun.
www.guncelvaaz.com
Ahmet ÜNAL
Vaiz